İstanbul 7°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • 17 milyon 391 bin 547 kişi ayakta kalır

  • Cirodan vergi geliyorMehmet Şimşek ve ekibinin nefesten, güneşten vergi alma hazırlığı içinde olduğunu bilmeyen yok.

  • Back to the 2002 mi, zoraki birliktelik mi!

  • Çok önemli bir madalya

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

17 milyon 391 bin 547 kişi ayakta kalır

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 13, 2024

Yazı İçeriği

  • 17 milyon 391 bin 547 kişi ayakta kalır

  • Cirodan vergi geliyorMehmet Şimşek ve ekibinin nefesten, güneşten vergi alma hazırlığı içinde olduğunu bilmeyen yok.

  • Back to the 2002 mi, zoraki birliktelik mi!

  • Çok önemli bir madalya

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Cirodan vergi geliyorMehmet Şimşek ve ekibinin nefesten, güneşten vergi alma hazırlığı içinde olduğunu bilmeyen yok.

Dün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile uzunca sayılabilecek bir sohbet yaptık.

Erdoğan görüşmesi sonrası aramıştım, gece geç saate kadar süren toplantılarından sonra sabah aradı.

Görüşmenin ardından yapılan kurumsal açıklamaların dışında merak ettiğim, Anayasa konusunda Erdoğan’ın ne talep ettiği ve Özel’in ne yanıt verdiğiydi.

CHP, Erdoğan’ın bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturabilmek için istediği aşikar olan Anayasa değişikliği için masaya oturacak mıydı!

CHP liderine öncelikle bunu sordum.

Erdoğan’dan yeni Anayasa için bir çağrı almış mıydı?

“Anayasa konusu açıldı” dedi Özel. Peki CHP’nin tavrı neydi?

“Cumhurbaşkanı bu konuyu açınca ben net tavrımızı söyledim. ‘Sayın Erdoğan ben Özgür Özel olarak Anayasa için sizinle masaya otururum ama ben 17 milyon 391 bin 548 oy alan bir partiyi temsil ediyorum. Ben sizinle Anayasa için masaya oturursam 17 milyon 391 bin 547 kişi ayakta kalır. Çünkü benim seçmenim için de, Türkiye’nin büyük bölümü için de bugün öncelikli konu Anayasa değil. Bugün sokakta mesele açlık, sefalet, ekonomik sıkıntılar, faiz, emekli maaşları, buğday fiyatları, çay fiyatları, çarşıdaki fiyatlar, asgari ücret, yatırım ortamı. Biz önce bunları konuşmalıyız. Bunlara konsantre olmalıyız. Anayasa kimsenin önceliği değil’ dedim ve ekledim ‘Bizim sizinle Anayasa konuşmamız için sizin bizim seçmenimizi de ikna etmeniz lazım. Bizim seçmenimiz bize diyor ki, Anayasa’ya uymayan, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan, Anayasa’yı takmayan bir iktidarla Yeni Anayasa yapsanız ne olacak. Sizin bizim seçmenimize Anayasa’ya saygılı olduğunuzu göstermeniz lazım ki, seçmenimiz de bizi yeni bir Anayasa yapmak için masaya oturtsun.’ dedim.” diye yanıtladı Özgür Özel.

Bu sözlere Erdoğan’ın yanıtını merak ettim.

“Dinledi. Tepki göstermedi. ‘Bu görüşmelerin tek konusu Anayasa olmamalı. Anayasa konusunda uzlaşamasak bile başka meseleleri konuşmak için yine de bir araya gelmeliyiz’ dedi. Bu diyaloğu sürdürmek niyetinde olduğunu hissettirdi.”

Sonrasında Özel vergi meselesini açmış.

“Vergide adalet konusunu anlattım. Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinde dolaylı vergilerin yüzde 70 civarında olduğunu, hiçbir medeni ülkede böyle bir şey olmadığını söyledim ve bunun çok büyük bir adaletsizlik olduğunu, böyle olunca zengin ile fakirin aynı oranda vergi ödediğini, bunun vergide adalet kavramına hiç ama hiç uymadığını söyledim. Verginin harcamadan değil, kazançtan alınmasının önemine değindim. Mevcut durumda milyarder de, asgari ücretli de aynı oranda vergi ödüyor, bunu el birliği ile düzeltmeliyiz dedim. CHP kadroları ile AKP kadrolarının ekonomi konusunda birlikte çalışabileceğini, bu konuda tecrübeli bir ekibimiz olduğunu söyledim. Reddetmedi. Dinledi” dedi.

“Görüşme ile ilgili genel izleniminiz ne?” diye sordum.

“Aslında olumlu. Ancak kimsenin günahını almak istemem ama hissiyatım şu. Sanki iktidar daha yakıcı ve toplumu ilgilendiren diğer konular gündeme gelmesin diye gündemi Anayasa değişikliği ile doldurmak ve dikkatleri asıl sorunlardan buraya kaydırmak istiyor. Ekonomiyi, yokluğu, fakirliği tartışacağımıza Anayasa tartışalım istiyor. Tabii bu benim görüşüm” yanıtı aldım.

Diğer bir merak konum, Erdoğan görüşmesi öncesi, sırası ve sonrasında Devlet Bahçeli’nin Twitter’dan (X) attığı mesajlara ne anlam yüklediği idi.

“Fatih Bey, Devlet Bahçeli meramını anlatmak için nefes tüketeceğine, tweet atıyor. Açıkçası ben de Bahçeli’nin mesajlarına bir anlam bulmak için nefes tüketemeyeceğim. Ne söyleyecekse açık söylesin. Benim bunlarla uğraşacak halim yok” dedi.


Bunların bazıları ekonomiyi durma noktasına getirecek türden vergiler ve yasalaşmaları halinde ciddi bir yatırım durmasına ve sermaye kaçışına neden olabilirler.


Bazıları ise geniş toplum kesimlerini ilgilendiriyor.

Özellikle de beş yılı aşkın gayrimenkullerin satışında şahıslara yönelik vergi muafiyetinin kaldırılacak olması hem konut sektörü hem de ev sahipleri açasından çok tedirgin edici.

Dün bu konu üzerinde çalışma yürüten bazı maliyecilerden hangi vergilerin geleceği konusunda birkaç bilgi aldım.


Bunlardan ilki gayrimenkul satışından elde edilecek kârın vergilendirilmesi ile ilgili.


Bu vergi de kesin çıkacak ama bir yumuşama yapılıyor.


Şöyle ki, eğer bir kişi 5 yıl içinde sadece tek bir gayrimenkul satışı yapıyorsa bu yine vergiden muaf olacak. Yani diyelim ki, evinizi satıp başka bir ev alacaksınız ve bu işlemi 5 yılda bir kez yapacaksınız. Vergi yok. Vergilendirilmek istenen gayrimenkul ticareti yapanlar.


Nispeten kabul edilebilir bir hale geliyor. 

Yeni getirilecek bir diğer vergi türü ise “cironun vergilendirilmesi”.


Çok fazla ciro yaptığı halde kâr elde etmediği için vergi ödemeyenlerin toplum vicdanında sıkıntı yarattığı bir gerçek.


Bunu engellemek için ciro üzerinden bir vergi planlanıyor.

Buna göre bir şirket hiç kâr elde etmese bile cirosunun yüzde 2’sinin yüzde 25’i kadar vergi ödeyecek.

Yani diyelim ki 1 milyar ciro yaptınız. Ancak şirket kârlı değil ve gelir vergisi yok. 

Kurtulamazsınız.


1 milyar TL’nin yüzde 2’si olan 20 milyon TL’nin yüzde 25’i kadar yani 5 milyon TL vergi ödeyeceksiniz.


Akaryakıt dağıtım şirketleri, rafineriler ve telekom şirketleri kâr elde edemeseler bile çok büyük bir vergi ile karşılaşabilirler.


Planlanan bir diğer vergi türü ise borsaya kota olmayan şirketlerin hisse senetlerinin el değiştirmesi halinde ödenecek vergiler.


Bu da ilginç bir vergi ve yatırım sermayesini korkutacak bir gelişme.

Eğer böyle bir vergi çıkarsa, yerli start-up’ların yatırımcı bulması mümkün değil. 

Türkiye’ye büyük paralar getiren teknoloji şirketleri, oyun şirketleri bundan böyle Türkiye’de iş yapmazlar, yurt dışına kaçarlar.

Vergi ile ilgili en güzel yaklaşımı üniversitede bir hocamız aktarmıştı.

Parmağı ile vergi oranlarının yükselmesini göstermiş ve sonunda baş parmağını işaret parmağı ile orta parmağı arasından çıkararak, “Eğer vergiyi çok fazla yukarı çekerseniz böyle olur. Yani nah alırsınız” demişti.


Sanki gidişat oraya doğru.

Back to the 2002 mi, zoraki birliktelik mi!

Erdoğan’ın CHP ile samimiyeti ilerletmesi ve üzerine bir de “sırtını sıvazlamaması” istenen Ayşe Ateş ile görüşmesi MHP lideri Bahçeli’nin asabını bozmuşa benziyor.

Peş peşe açıklamalar ile rahatsızlığını diye getiriyor.

Bu da beni 2002 yılına, ortağı olduğu iktidarın en zayıf döneminde koalisyonu bozan Bahçeli’ye götürüyor.

O günlerde Bahçeli, koalisyon ortaklarının MHP ve özellikle de kendisi aleyhine bir komplo kurduğunu düşünmüş, gazete patronu Aydın Doğan’ın Almanya’daki bir matbaa açılışında kimi siyasetçileri bir araya getirmesinin MHP’yi dışlamak için bir fırsat yaratmak amacı güttüğüne inanmış ve ülkeyi erken seçime götürmek için harekete geçmişti. DSP’nin önemli isimlerinin yeni bir parti kurmak için peş peşe istifa etmeleri de süreci hızlandırmıştı.

AKP’yi iktidara taşıyan 2002 seçimlerinin arkasında yatan neden aslında Bahçeli’nin bir kıskançlık krizi sonrası koalisyonu, en zayıf gününde yıkmasıydı.

Şimdi soru, bir deja vu yaşar mıyız ve MHP AKP ile işbirliğini bozup bir kez daha ülkeyi erken seçime götürmeye çabalar mı!

Zor görünüyor.

Bahçeli de bunun farkında ve “Her şeye rağmen devam” diyor ve Erdoğan’a “Bizi aldatıyorsun ama biz yine de sana destek vermeye devam edeceğiz” diyor.

Çünkü biliyor ki, istese de erken seçime götüremez.

AKP’yi zorlar, sıkıntıya sokar ama diz çökertemez.

Hele hele Meclis’te İYİ Parti ve hatta DEM Parti varken, CHP ile bile sürpriz bir oyun kurulması olasılığı varken seçime falan götürmek epey zor olur.

Tabii bir de şu anda bürokraside oldukça önemli köşelere yerleşmiş MHP’li kadrolar varken işi iyice zor.

Durum ekonomik bağımsızlığı olmadığı için boşanmakta güçlük çeken çiftlere benziyor aslında.

Çok önemli bir madalya

Dün sporda gerçek bir mucize gerçekleşti.

Sporcumuz Ersu Şaşma, sırıkla yüksek atlama gibi son derece zor ve teknik bir branşta Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda bronz madalya kazandı.

Bu başarı Ruhi Sarıalp’in 1948 Londra Olimpiyatları’nda üç adım atlamada kazandığı bronz madalyadan sonda atletizmde elde ettiğimiz en önemli başarılardan biridir.

Bence Ekrem Özdamar’ın yüksek atlamada 2 metre 20 santimlik Türkiye rekorunu kırarak 19 yaşında elde ettiği Balkan şampiyonluğundan daha önemlidir.

Olimpiyat madalyası için de umutlanmamıza neden olan bir üçüncülüktür.

Genç sporcumuzu kutluyorum.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Erişemediğimiz ciğere mundar demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026